İZDÜŞÜM

İsmini de kendi belirledi hangi gün çıkacağını da….

 

Beraber uzun bir yolculuğumuz oldu. İçimde hep büyümekte olan bir bebek gibiydi. Çok fazla söyleyecek sözü vardı ve tam anlamıyla bir aşıktı. O söyledi ben dinledim, o söyledi ben yazdım, o söyledi kâinatta, yankılandı her alanda. Bundan 2,5 yıl önce yazılmış ve kitaplaşmak üzere hazırlanmış olan dosya, doğru yayın evini aramaktaydı. Bense bu bebeğimin en doğru zamanda doğmasını istiyordum. Beraber bekledik, beklerken başka bebekler de geleceğinin sinyalini veriyordu bana. Yazıyordum ve yazıyorum hala…

 

Zamanın geldiğini ben Peru’dayken öğrendim. Bir yayın eviyle görüştükten sonra başka bir yayın evi karşıma çıktı. Öyle böyle derken kalbime en yakın geleni seçtim ve bu bebeği doğurmaya karar verdim. Bazı aksilikler çıksa da karşıma, en doğru şekilde olacağını biliyordum, hissediyordum. Teslimdim olana, akışa… Yazdığım şiirlerin özünü, enerjisini düşünerek özenle seçtiğim resimler ile şiirlerin ve görsellerin bir bütünlüğü oldu. Hazır olan bu şiir dosyamın sadece ismi yoktu. En kısa zamanda kitabımın ismini belirleyip kapak tasarımı için yayın evinin çalışmalara başlaması gerekiyordu. Kapağın tasarımı bile vizyonumda varken ismi bir türlü gelmiyordu, duyamıyordum sesini. Çok sevdiğim bir dostum bana ‘Bu kitap senin bebeğin. İsmini o söyleyecek sana. Dinle…’ demişti. Haklıydı!

 

Zihnimi susturup seslendim bebeğime, kitabıma. Zaten yazdığım şiirleri de zihnimi susturup yazmamış mıydım… Tabi ki ismini de o söyleyecekti! Ve söyledi; ‘ İzdüşüm! Bu kitap, ışığın, özün, Tanrı’nın bu dünyadaki izdüşümü. İzdüşüm, İzdüşüm, İzdüşüm.’

 

İzdüşüm olacaktı kitabımın ismi ve bu kitabı kalbiyle okuyanlar şifalanacaktı ve öyle oldu…

 

Tüm hazırlıklar bitmiş, renkli baskı olacağı için yayın evinden bir numune istemiştim. Telefon geldi ve heyecanla koştum bebeğime. Elime aldığımda kalbimin atışı kulaklarımdaydı. Sol elimde İzdüşüm, sağ elim kalbimde ‘ve bir hayal daha gerçekleşti…’ dedim. Bir hayal daha gerçekleşmişti ve daha yeni başlıyorduk, biliyorum… Şükran doluydum, yaradana, yayın evine, İzdüşüme, her şeye… Kalbime koydum kitabımı ve hissettim derinliğini, misyonunu. Bu bebeğim kardeşleriyle buluşmak üzere yola çıkıyordu. Kardeşlerinin kalplerinde sonsuz bir kalp olmak için gidiyordu ve sesleniyordu;

 

‘Her bir şiir, her bir damla gidersin kalbindeki susuzluğunu

Doğsun içinde Tanrı’nın bu izdüşümü

Kavuşalım seninle okyanusun maviliğinde

Ya da yere düşen ışığın gölgesinde

Seninle… ‘

 

Basıma geçmişti İzdüşüm ama matbaacının kâğıt bulamama gibi yüzeysel sorunlarla aslında İzdüşüm doğacağı günü de kendi seçiyordu. 3 haftalık bir süreçten sonra İzdüşüm doğdu ve şimdi kardeşleriyle buluşmak üzere yola çıktı…

 

Aşkla…

DAMLA US

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresini yayımlanmayacak. Zorunlu alanları * ile işaretlenmiştir

formu temizleYorumu gönder